CUMHURİYET ŞEHİTLERİMİZİ HİÇBİR ZAMAN UNUTMAYACAĞIZ, UNUTTURMAYACAĞIZ

‘Türkiye’nin çağdaşlaşması ve aydınlanmasına ışık tutan; Atatürkçü Düşünce Derneği Kurucu Başkanı Anayasa Profesörü Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Çetin Emeç, Ahmet Taner Kışlalı, Abdi İpekçi, Turan Dursun, Gaffar Okan ,24 yıl önce evinin önünde uğradığı bombalı süikastta öldürülen Uğur Mumcu ve daha nice demokrasi şehitlerimizi saygıyla ve özlemle anıyoruz.

24 Ocak 1993’te emperyalizm ve yerli işbirlikçileri tarafından arabasına konan bir bomba sonucu hunharca katledilen kalpaksız kuvayi milliyeci, Cumhuriyet gazetesi’nin yazarı Uğur Mumcu, Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğündeki Kurtuluş Savaşımızı ve bağımsız cumhuriyeti ve de devrimlerini temel alan öncü bir yazarımızdı.
Bugün yaşadığımız haksızlıklara, hukuksuzluklara, halka doğrudan haber veren birkaç görsel ve yazılı medya dışında, neredeyse tamamının yandaş hale gelmiş medyaya baktığımızda neden hala Uğur Mumcu’yu aradığımızı, neden hala yerinin doldurulmadığını anlamak cok zor değildir. O, araştırmacı gazeteci dendiğinde akla gelen ilk isimdi.

Uğur Mumcu, 12 Kasım 1985 tarihinde Cumhuriyet Gazetesi ‘nde çıkan yazısında:
‘Atatürkçülüğü, Ulusal Kurtuluş Devrimciliği olarak anlamak ve yorumlamak gerekir. Bu anlamda bir “Atatürkçülük”, anlayışını okullarımıza sokmuş değiliz. Bugün de “devrim” sözcüğünü kaldırıp, yerine “inkılap” sözcüğünü yerleştirerek Atatürkçülüğü benimseteceğimizi hiç sanmıyoruz. Atatürkçülük, ancak çoğulcu bir demokraside, özgürlükçü bir düzende benimsetilirse, bu eğitim biçimi daha sağlıklı olur. Atatürkçülüğü bir siyasal iktidarın “resmi ideolojisi” yaptınız mı, Atatürkçülük yerine sahtesi egemen olur ‘ demişti. O herzaman sözde değil ,özde bir Atatürkçüydü.

31 Ocak 1990’da haince katledilen Prof.Dr.Muammer Aksoy , tüm yaşamı boyunca, Atatürkçü düşünceyi ilke edinmiş; Atatürkçülüğün laik,demokratik,sosyal hukuk devletinin ,çoğulcu demokrasinin yılmaz savunucusu olmus; 1961 Anayasasının hazırlayan bilim insanları arasında yer almış, milli petrol ve maden hareketinin öncülüğünü yapmıştı.

Türkiye’nin Atatürk ilkelerinden saptırılmakta olduğunu görünce de en önlerde mücadele ederek 1989’da Hıfzı Veldet Velidedeoğlu,Bahri Savcı,Münci Kapani ve Bahriye Üçok gibi aydınlarla birlikte Atatürkçü Düşünce Derneği’ni kurmuş ve Kurucu Genel Başkan olarak calışmıştır.

Atatürk devrim ve ilkelerine sahip çıkan,yurtsever, susmayan ,canları pahasına halkına her zaman gerçekleri anlatan ,onları uyaran aydınlarımızın bu uyarılarının ne kadar doğru olduğunu şu anda yaşadıklarımız bize göstermektedir. Bugün ülkemiz Cumhuriyet tarihinin en karanlık dönemlerinden geçiyor. Adalet , hak, hukuk, vicdan aradığımız bu günlerde,emperyalizm ve yerli işbirlikçileri tarafından halkımızın önüne anayasa değişikliği adı altında asıl amaci rejim değişikliği olan bir oyun koyulmuştur İçinde bulunduğumuz çok karanlık koşullara rağmen Türk Ulusu olarak umudumuzu asla yitirmeyeceğiz.Ve bu karanlık günlerden aydınlığa ancak ve ancak büyük Önder’imiz Mustafa Kemal Atatürk’ün çizdiği yol haritasıyla çıkacağımızı asla unutmamalıyız . Ülkemizin bekasını ve Cumhuriyet’imizi korumak için verdiğimiz bu mücadelede Cumhuriyet Şehitleri’mizin ışığı yolumuzu aydınlatmaya devam edecektir.
Herkes şunu bilmelidir ki tek bir kişi kalsak dahi Atatürk devrim ve ilkelerini, Cumhuriyetimizin kazanımlarını koruma mücadelesini sürdüreceğiz.
Türkiye’nin aydınlanması için verdikleri mücadelede , inandıkları ilkelerden hiçbir zaman ödün vermedikleri için katledilen aydınlarımızı HİÇBİR ZAMAN UNUTMAYACAĞIZ, UNUTTURMAYACAĞIZ.

İNGİLTERE ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ YÖNETİM KURULU

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *